facebook-icontwitter-icongoogle-iconinstagram-iconpinterest-icontumblr-icon

Burun estetiği, bir diğer adıyla estetik rinoplasti uygulaması, burnun fonksiyonel yapısını tedavi etme amacıyla da yapılabilmektedir. Burun estetiği ameliyatlarındaki sade amaç burnun şeklinin düzeltilmesi değil; burnun işleyişindeki aksaklıkları da gidermektir.  Ağız kuruluğu, ağızdan nefes alma, koku alma hissinde azalma, hava yolu darlığı ve de nefes alıp vermede zorluk durumlarının giderilmesi için burun ameliyatı tavsiye edilmektedir. Bahsi geçen durumların önüne geçilmediğinde, kronik uykusuzluk, apne, kalp sorunları ve de yüksek tansiyon durumları oluşabilir.

Burun ucu kaldırma ameliyatlarındaki amaç doğal ve yüze yakışan bir burun ucunun elde edilmesini sağlamaktır.

Burun ucu düşmesi nedenleri birçok etkene bağlı olarak oluşabilir. Burun ucu düşüklüğü sorununu anlayabilmek için burun ucunun yapısı iyi bilinmelidir.

Burun ucu; deri, cilt altı yumuşak doku, kıkırdak ve iç mukozadan oluşur. Burun ucu kıkırdakları, burun deliklerinin çatısını oluşturan yarı esnek "n" şeklinde iki adet kıkırdaktan oluşur. Bu kıkırdakların en üst birleşim bölgesi burun ucunu yapar. Burun ucunun normal yapısını bozan kazanılmış veya gelişimsel nedenler burun ucu düşüklüğü nedeni olarak karşımıza çıkabilir.

Burun estetiği ya da rinoplasti ameliyatları, burnun estetik ve fonksiyonel olarak daha iyi bir hale getirilmesi amacıyla yapılan cerrahi uygulamalardır. Açık teknik ve kapalı teknik olmak üzere temel olarak iki farklı teknik kullanılmakla beraber; bunların arasında yer alan çeşitli modifiye teknikler mevcuttur. Burun estetiği ameliyatı ile birlikte, deviasyon ameliyatı ve burun eti ameliyatı da yapılabilmektedir.

Burun estetiği ameliyatlarına yaşın da bir önemi ve belirli bir faktörü vardır. Son dönemde yapılan başvuruların en yoğun olduğu yaş; 20’li yaşlardır. Çocukluk döneminde burnunun şeklinin çok güzel olduğunu ancak ergenlikle birlikte burnunun değişerek bozulduğunu belirten hasta sayıları bir hayli fazladır.Genellikle ergenlik döneminde burnun değişikliğe uğraması ve istenilen yüz hatlarına uygun olmaması nedeniyle de estetik yaşı 20’li yaşların başına kadar inmiştir. Bir diğer estetik talebi; gözlük kullanan kişilerin, uzun süre gözlük kullanmasından sonra, burun üzerindeki kemerinin büyümesi durumunu yaşayan kişilerden gelmektedir. Gözlük kullanımının burun kemerini büyüttüğü konusunda bilimsel bir veri yoktur ancak bu tip şikayetlere sıkça rastlanır.

Burun estetiği yaptırdıktan sonra, ilk olarak kişinin bandajı açılır  ve açıldığında da burnunu incelemesi doğal karşılanmalıdır. Bu durum için yapılan çalışmalarda, ameliyat sonrası ilk haftalarda, kişilerin neredeyse devamlı olarak burunlarını incelediğini ortaya çıkmıştır. İlk etapta, bandaj açılır açılmaz burnun genel haliyle ilgili bir fikir oluşur. Örneğin; kemer varsa gitmiş, burun ucu düşükse kalkmıştır. Yine de daha çok detayı fark edebilmek için gerçekten iyileşme süreci için daha uzun bir süre beklenilmesi gerektirdiğini bilmeliyiz.

Dünyaya ilk gelişimizde, hepimizin ilk eylemi nedir?... Doğru bildiniz; nefes almak. Oksijenin ciğerlerimize dolmasının verdiği, nefesle (veya hayatla) ilk tanışmamızı, çığlık çığlığa karşılarız hepimiz. Peki, vücudumuza ihtiyacı olan enerjinin işlenebilmesi için, en temel ihtiyacı sağlayan bu “nefes” eyleminin, pek de hatırlanmayan bir kahramanı olduğunu biliyor muyuz?... Evet, burundan bahsediyoruz.

Burun Estetiği

Burun, yüzün tam ortasında olması ve dikkat çekmesi bakımından yüz güzelliğini en çok etkileyen organımızdır.Burun yüz güzelliğinin çok önemli bir öğesi olduğu gibi aynı zamanda insan sağlığı açısından da çok önemli görevleri olan bir organdır.

Facebook